hayat öpücüklerinin ardından yeni yılın ilk blog yazısının nasıl olacağı bende bir merak konusuydu doğrusu. acele etmedim o yüzden hiç.
ve hayat her zamanki muzipliğiyle bu bekleyişimi boş çıkarmadı.
dün her zaman yürüdüğüm rotalardan birinde, pek de yumuşamış bir kar üstü havasında keyfim yerinde mahalle arası parklardan birinden geçiyorum. derken o çok sevdiğim sokak köpeklerinden üçlü bir çetenin önce çılgınca havlayışları duyuldu. ben alınmadım üzerime, alışığım artık çoklu köpek gruplarının patırtılarına, onlar ne yapsın, biz alışamıyoruz bu acayip şehir hayatına?
ancak bu sefer delirmiş havlamalar ve koşan köpek sesleri gittikçe yaklaştı yaklaştı, ve üstüme geldi desem. üç koca köpek...ben bu tip durumlarda genelde yaptığım gibi yavaşladım, ve sakin yok bir şey gibi (köpeklere mi kendime mi belli değil?) bir takım lafları yumuşak sesimle söylüyorum. panik yok, bağırmak yok, bir yandan bravo bana yani, bu kuvvet nereden geldi belli değil. Bu arada etrafımı saran köpeklerden ikisi hemen anlayarak havlamalarını başka yöne çevirerek devam ettiler, ama bir tanesi onlara katılmadan önce sol dizimin arkasına bir ısırık attırdı. ve çılgınca havlayarak diğerlerinin peşi sıra uzaklaşıp gitti.
şimdi ben yürümeye devam ediyorum, dizimin arkası biraz sızlıyor, neye uğradığımı da şaşırmış vaziyetteyim. neyse biraz sonra kendime gelip, bir yere girip baktım, pantalonda yırtık dahi yok, abim tam geçirememiş dişini, ama bu arada gelen darbeyle oluşmuş ufak bir sıyrıkla atlattım diyelim. elbette olayın şokunu takiben dizlerimin bağı çözüldü, biraz gözyaşı boşandı.
ısırık da değil, bir tür köpek ısırığı çarpması! çok şükür hafif atlattık, geldi geçti.
benim yerimde pek çoğu ruhunu teslim etmişti. enteresan ne bir kızgınlık köpeğe, ne bir yayılan korku dalgası, bir şey geldi geçti çıktı gitti. olaydan saatler sonra evde otururken kendi kendimi bir mutlu yakaladım ve "ya bugün beni köpek ısırdı, ve hala bir mutlu, huzurlu hissediyorum, şükürler olsun" dedim.
düşüp ağlayan çocuk gibi kalkıp gülerek yola devam...
hayır, yanlışlıkla beni ısıran köpek nasıl bir aşk hastalığına yakalandığının farkında mı, aceba??
not- merak pardon endişe edenler için söyleyeyim, gerekli mercilere yine de danışıldı, endişelenecek bir durum yok, netekim diş deriye değmemiş pantolon sağlam, salya yok, dediğim gibi bir köpek ısırığı darbesi. yine de ilerleyen zamanlarda kudurma ibareleri gösterirsem köpekten değil aşktan olacek...
29 Ocak 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder