“Tren bir tünelden geçerken karanlık olduğunda, biletini yırtıp trenden atlamazsın.Sakince oturur ve makiniste güvenirsin”
– Corrie Ten Boom
Bir başka enteresan bilgi de
araştırırken önüme çıkan, eski İran'da zerdüşt dininde ve hatta daha öncesinde
de inanılan güneş tanrısı mitra'nın doğumuymuş. Yılın en uzun gecesinden sonra
güneşin her gün biraz daha fazla görünmesi (günlerin uzaması) bu inanışın
sebebiymiş. İran’da eski bir gelenek olarak
kutlanır, geceyi uyanık geçirmeye çalışan İranlılar çeşitli eğlenceler
düzenler, yazdan kalan son meyveleri yermiş, nar da bu kutlamaların önemli bir
parçasıymış.
“Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir
nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti
bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün
sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırdı duyduğum olurdu
ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan
sonra söylerdim anneme, sevinsin diye.”
-Sezai Sarıoğlu
Karanlık taraflarımız sadece henüz
tanışmadığımız taraflarımızdır demiş bir başkası. Belki de tüm karanlıklar bu bilinmeyeni
içerdiği için korkutur, ürkütür bizi. Her
karanlıkla karşılaşma ve o tünelden geçiş bereketli bir doğuma gebedir, bakmaya
dönüşmeye izin verebilirsek.
Tüm karanlık taraflarımı tanımaya,
kabul etmeye, şifalandırmaya ve bütün olarak ışığa yürümeye niyet ediyorum bir
kez daha… Doğa Ana’yla birlikte, bu Şeb-i Yelda’da.
Biliyorum nedendir
Çözdüm gitti sırrını
Şöyle gölgeye gitsem
Kaybedersin gücünü
Gölgem gölgem gölgem
Sen benim bir eşimsin
Belki de kardeşimsin
Çözdüm gitti sırrını
Şöyle gölgeye gitsem
Kaybedersin gücünü
Gölgem gölgem gölgem
Sen benim bir eşimsin
Belki de kardeşimsin
- Fikret Kızılok

Sevgili ağaçperisi, çok güzel bir yazı :)
YanıtlaSilTeşekkürler