22 Aralık 2011 Perşembe

Şeb-i Yelda

                                            Amanda Clark

“Tren bir tünelden geçerken karanlık olduğunda, biletini yırtıp trenden atlamazsın.Sakince oturur ve makiniste güvenirsin”
– Corrie Ten Boom

20 Aralık’ta saatli maarif takvimim Şeb-i Yelda’nın başlanıgıcı diyordu.  Gündönümünün ve uzun gecelerin başlagıcı; evvel-i şebi-i yelda ile ahır-ı şeb-i yelda arasında bir hafta var, ve 26 Aralık’ta bitiyor.  En uzun gece, yılın en karanlık gecesi olarak da geçer Kış gündönümü.  Bundan sonra yavaş yavaş ışık artmaya başlıyor.

Bir başka enteresan bilgi de araştırırken önüme çıkan, eski İran'da zerdüşt dininde ve hatta daha öncesinde de inanılan güneş tanrısı mitra'nın doğumuymuş. Yılın en uzun gecesinden sonra güneşin her gün biraz daha fazla görünmesi (günlerin uzaması) bu inanışın sebebiymiş.  İran’da eski bir gelenek olarak kutlanır, geceyi uyanık geçirmeye çalışan İranlılar çeşitli eğlenceler düzenler, yazdan kalan son meyveleri yermiş, nar da bu kutlamaların önemli bir parçasıymış.

“Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırdı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye.”
-Sezai Sarıoğlu

Karanlık taraflarımız sadece henüz tanışmadığımız taraflarımızdır demiş bir başkası.  Belki de tüm karanlıklar bu bilinmeyeni içerdiği için korkutur, ürkütür bizi.  Her karanlıkla karşılaşma ve o tünelden geçiş bereketli bir doğuma gebedir, bakmaya dönüşmeye izin verebilirsek.

Tüm karanlık taraflarımı tanımaya, kabul etmeye, şifalandırmaya ve bütün olarak ışığa yürümeye niyet ediyorum bir kez daha… Doğa Ana’yla birlikte, bu Şeb-i Yelda’da.

Biliyorum nedendir
Çözdüm gitti sırrını
Şöyle gölgeye gitsem
Kaybedersin gücünü

Gölgem gölgem gölgem
Sen benim bir eşimsin
Belki de kardeşimsin

- Fikret Kızılok

1 yorum:

  1. Sevgili ağaçperisi, çok güzel bir yazı :)
    Teşekkürler

    YanıtlaSil