Soy çıplaklığını,
Soy ki giyinsin erik ağacı.
- Sabahattin Kudret Aksal
sanırım son üç yıldır yoğun bir bahar temizliği içerisindeyim. dalga dalga gelen bir eşya, kitap, kıyafet, ve diğer şeyler (konu, meşguliyet, insan dahil) yeniden yeniden tasnif ve sadeleştirme hali yaşamı ve kendimi.
işte bugün badicim ege'yle (bkz. http://www.japonkedi.blogspot.com/ ) son dalgada yine kıyafetlere bir saldırı daha planladığımdan ve de ne kadar az şeyi gerçekten kullandığımızdan bahsederken, bir mertebe daha yükseltelim olayı deyu bir karar aldık: bugünden başlayarak önümüzdeki dolunay yani 18 nisan'a kadar her gün giydiğimiz, kullandığımız kıyafetlerin (pijama, aksesuar, ayakkabı dahil) bir listesini tutacağız. bir tür farkındalık egzersizi diyelim buna, ya da kendi kendine "al bak demiştim sana, işte kanıtı burada" egzersizi. aslında bu basit liste bile kimbilir neler söyleyecek? ( "bu çorabı kaçıncı kezdir giydiğime inanamıyorum hmmm, bu son yarın yıkıyorum" gibi korkutucu gerçeklerle yüzleşmenin vakti geldi mi yoksa??...)
sonra ver elini dolunay...biz cadılar biliriz ki dolunayı takip eden 2 hafta bırakmak istedikleriniz için en iyi zamandır, küçülen ayın enerjisi yardım eder. biz de ön hazırlıktayız bir minval.
işin garip ve komik tarafı uzun süredir tüketim kültürünün alışveriş tapınaklarından epey bir sıkılır, sakınır durumda olan ben - ege'yle bu konuşmayı yapıp eve yürürken kendimi topshop vitrine bakış atarken yakalayıverdim ve güldüm kendi kendime. dakka bir gol bir, insan halinin engebeli traji-komik dünyasından bir enstantane anında kameramıza takılmıştı. heyecanlı ve illa ki verimli bir yolculuk olacak sanırım.
isterseniz siz de katılın bu maceraya, hazırlanalım hep birlikte hayatımızın bir başka baharına...
5 Nisan 2011 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder