9 Eylül 2010 Perşembe

bir eylül akşamı (ya da eylül'de gel)


bir yerde hala
ve hep
mükemmel bir günbatımı
var
...
eylül akşamı,
sonbahar rüzgarı,
bizi üşütüp
tatlı tatlı ısıtırken içimizi
akşam güneşi alaca yüzümüzde
sahildeyiz
...
her şeyi geride bırakmışız
almışız her şeyi önümüze
kumsalda
iri taşların üzerinde geziniyor- ken
beyaz, gri, sarı, pembe, siyah, kiremit
yılın üç mevsimini görmüş geçirmiş hepsi
kışı baharı yazı
hazırlar,
gitmesi gerekeni uğurlamaya
...
işte bu diyoruz
işte bu!
geldik hep birlikte kutlamaya,
biraz hüzün belki-
karışsa da martı ve kırlangıç seslerine
onlar biliyorlar,
uçuşlarından belli
her gün
her yerde
mükemmel bir günbatımı
var.
...
ve bırakıyoruz
bu eylül akşamına,
bizi nereden alıp
nereye götürecekse
oraya
götürsün diye...
akşam güneşi, rüzgar,
denizin sevdiği taşlar
hepsi biliyor
...
belki de sade bu alaca ışıktır,
gün giderken
bize hatırlatan
kalbin yolunu.

1 yorum: