Hoş geldin bebek. Hoş geldin. Hoş bildim seni, hoş
buldum.
İyi ki geldin, iyi ki. Sonunda.
Pek de sürpriz değildi doğumun, ama hiç de kolay olmadı.
Yine de olması gereken gibiydi herşey.
Hoş geldin bebek.
Sen daha ilk an sevgiyi kalbinde bildin. Kendini
güvende ve sonsuz sevgide bildin.
Sen Doğa Ana’nın, Gök Baba’nın, Tanrı’nın ve evrenin
biricik parçası.
Kendini bütünün vazgeçilmez parçası bildin.
Daha da önemlisi kendini hep bütün bildin.
Sen en kıymetlim.
Korkmadan, utanmadan, suçlamadan, yalnız, çaresiz
hissetmeden, beklentin olmadan, alınmadan, incinmeden, çekinmeden kendin gibi kendin olmaya geldin.
Sen olduğun gibi tam ve mükemmel. Sen sevginle özgür.
Sen buradaki yerini kalbinde bildin. Sen bu dünyayı ve tüm
dünyaları sevdin.
Kendi sesini ve tüm sesleri sevdin.
Tüm renkleri üstüne giydin.
Kalbinin ışıklarını sonuna kadar açtın.
Köküne kadar sevmeye ve dürüstçe oynamaya niyet ettin.
Sevgiyle neşeyle yaratmaya geldin. Gözlerinde, canında, kalbinde,
ruhundaki heyecanı köküne kadar yaşamaya, bu dünyayı doya doya hissetmeye
geldin.
Sensiz olmazdı.
Sen en bilmediğim ve en bildiğim.
Senin gözlerinde hayret ve neşe, sensin anahtarı içimdeki
gizli evrenlere açılan tüm kapıların.
Sen en kıymetlim, sen biricik. Sen bir ve birlikte.
Dağ taş, yer gök ilahi müzikle dolu, şarkımızı bekliyor.
Hoş geldin Bebek. Hoş geldin.